BİYOGRAFİ

Hits: 1104

Trabzon Sürmeneli olan Prof.Dr.Abdul Hayır,12 Eylül 1970 yılında Yukarıovalı (Vizera) köyünde ailesinin beş çocuğun üçüncüsü olarak dünyaya gelmiştir. Köyün tanınmış ailelerinden olan Hayıroğlu ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelen Hayır, ismini babaannesinin babasının isminden almıştır. Soyadının anlamı Türkçe olarak düşünüldüğünde "hayır" anlamına gelmesinden dolayı bir çok akrabası ağabeyi de dahil olmak üzere soyadlarını mahkeme kararı ile "hayıroğlu, hayri, hayırlıoğlu" olarak değiştirmiştir. Fakat "hayir" olumsuzluk anlamında olmayıp, iyilik yapan, hayır işleyen anlamına gelmektedir.

    

Daha bebek yaşta iken babası Karadeniz'de hala problem olan işsizlik sebebiyle, çalışmak üzere Almanya'ya gitmiştir. Bundan sonra babası ile olan ilişkisi, babasının izne geldiğinde olduğu kadardır. Babası emekli olduktan sonra 1998 yılında Almanya'da vefat ettmiştir. Karadenizli babaların çocukları üzerindeki baskıcı bir tutumu olduğu herkes tarafından bilinmektedir,  babasından uzakta büyümesinin olumsuz yanları olsa da bu  durum öz güveninin gelişmesinde faydalı olmuştur. Annesi, babasının yokluğunda beş kardeş ve bir kayınvalidenin yaşam koşullarını iyileştirmek için, Karadenizli bütün kadınların yaptığı gibi, evin her türlü ihtiyacını karşılamak için mücadele etmiştir. Çocukluk ve gençlik yıllarında ailede genellikle söz sahibi olan ve kendisininde çok değer verdiği  babaannesi 1986 yılında vefat etmiştir.

1975 yılının Eylül ayında evinden yaklaşık üç km uzaktta olan Aşağıovalı Köyü İlköğretim Okulunda eğitim hayatına başlamıştır. Okul yolları kışları kardan dolayı kapalı olduğundan okula gidip gelmek son derece güç olmuştur.  Okula ablası ve amca çocukları ile gidiyordu. Ablası, kendisinden okuldaki yaramazlıklarından dolayı sürekli şikayetçi olmuştur, fakat kendisi bu durumu asla kabul etmemiştir.

İlkokul dördüncü sınıfta evine daha yakın olan Yukarıovalı köyünde iki derslikli yeni bir ilk öğretim okuluna devam etmiştir.  Bu okul evine yaklaşık bir kilometre mesafede olup, dördüncü ve beşinci sınıfı burada okumuştur. Bu okulda birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar olan öğrenciler okutulurdu, fakat sadece iki sınıf ve iki öğretmen vardı. Öğretmen ve sınıf eksikliğinden dolayı beş sınıf iki sınıfta eğitim görmekteydi. Dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerine kendi müfredatları okutulamıyordu. 

 

İlkokuldan mezun olduktan sonra ortaokulu okumak için, babasının Araklı ilçesinin Yolgören mahallesinde satın aldığı bir arsa üzerine tek katlı ve iki odalı olarak inşa ettiği eve taşınmış, orta okul birinci sınıfın bitiminde bütün ailesi ile birlikte bu evde yaşamaya başlamıştır. Yaz aylarını çoğunlukla köyünde çalışarak ve  özellikle babaannesinin sağ olduğu dönemlerde yaylada geçirmiştir.

Ortaokul ve Lise eğitimini Araklı'da tamamlayan Hayir, bu yıllarda oturduğu mahallede, mahalle ve okul arkadaşları ile kurmuş olduğu dostlukları kişiliğinin gelişmesine ve yerleşmesine büyük katkı sağlamıştır. Araklı'daki okul yıllarında futbola ilgi duymuş, çeşitli mahalle futbol takımlarında oynamış, arkadaşları ile birlikte kurmuş oldukları takım ile bir turnuvada kupa da kazanmıştır. Ayrıca satranç oynamaya da ilgisi olan Hayır, kendi lisesinde düzenlenen bir turnuvada birinci olmuştur.

Üniversite ile olan ilgisi kendisinden beş yaş büyük olan çok çalışkan ve başarılı olan ağabeyinin Araklı lisesinden Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazanması ile başlamıştır. Ağabeyisinin İstanbul'dan Trabzon'a her sömestr dönüşü üniversite ile ilgili motive eden konuşmaları bütün kardeşlerde hatta yakın akrabalarda da yer etmiş, motivasyon oluşturmuştur. Bu sayede bütün kardeşler üniversiteyi bitirmiştir. Kardeşlerden en küçüğü dış hekimi, ortancası moda tasarımcısı ve diğer üçtanesi de akademisyen olmuştur. Ağabeyinin bu motivasyonları ile futbol oynamaya ilgisi azalmış ve üniversite hayalleri yeşermeye başlamıştır. Liseden mezun olduktan sonra üniversite eğitimi için Trabzonluların popüler mesleklerinden biri olan inşaat mühendisliği okumak üzere Yıldız Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümüne girmiş, yapı biriminden 1991 yılında derece ile mezun olmuştur. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde açılan Yüksek Lisans  sınavlarına girerek, sınavda ilk yüzde bir diliminde yer alarak yapı mühendisliği biriminde eğitime başlamıştır. Bir yıllık hazırlık eğitiminden sonra, yaz döneminde sahibi Araklı'nın tanınmış ailelerinden olan Saffet Çebi'nin kurmuş olduğu Mak-Yol firmasında arazi mühendisi olarak  çalışmıştır.

Yaz bitiminde 1992 yılının Ekim ayında İTÜ İnşaat Mühendisliği Mekanik Anabilimdalında açılan Araştırma Görevliliği sınavına girmiş ve kazanmıştır. Böylelikle Hayır akademik hayata ilk adımını atmıştır. Lisansüstü programında almış olduğu derslerde göstermiş olduğu performans sayesinde anabilimdalındaki hocaların dikkatini çekmiştir.  İTÜ İnşaat Mühendisliğinde üç yıldan önce bitmez denilen Yüksek Lisans çalışmasını danışmanı olan Araklı'lı Prof.Dr.İbrahim Bakırtaş hoca ile bir buçuk yılda tamamlama başarısını göstermiştir. Bu yıllarda Prof.Dr.Vural Cinemre ve Prof.Dr. Hilmi Demiray'dan ileri Matematik, Pof.Dr. Sacit Tameroğlu'ndan Elastisite Teorisi ve Prof.Dr. Erdoğan Şuhubi'den Sürekli Ortamlar Mekaniği derslerini de alarak mekanik ve matematik bilgisini geliştirmiştir. Doktora çalışmalarına 1994 yılında başlayıp 1998 yılında tamamlamış ve doktor ünvanı almıştır. Üniversitelerimizin hala büyük problemi olan ve o dönem çok yoğun bir şekilde genç akademisyenler üzerinde hissettirilen hizipçilik ve birinin adamı olma veya olmama gibi ilkel fakat geçerliliğini yitirmeyen tutumlar sebebiyle sıkıntılı bir süreç yaşamıştır. 2000 yılında TÜBİTAK'ın doktora sonrası çalışmaları destekleme çerçevesinde vermiş olduğu NATO B1 bursuna bavurmuş ve altı ay süre ile Amerika, Los Angeles'daki Güney Kalifornia Üniversitesi(University of Southern California for solve my math homework), İnşaat Mühendisliği Bölümü, Deprem mühendisliği Grubu'nda çalışmak üzere burs kazanmıştır. 

Hayır 1997 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü dördüncü sınıfta okumakta olan Rabia Zeynep Örnek ile tanışmış ve 4 Eylül 1998 yılında doktorasını tamamladıktan sonra evlenmiştir. 2000 yılının Ocak ayında 26 gün Burdur'da bedelli askerlik yaptıktan sonra, şubat 2000 tarihinde doktora sonrası çalışmalar yapmak üzere deprem mühendisliği konusunda dünyada söz sahibi olan Prof.Dr.Mihailo Dimitri Trifunac hoca ile çalışmalar yapmak üzere eşi ile birlikte Amerika'ya gitmiştir.

Los Angeles'da üniversite şehir merkezine çok yakın olduğu için üniversite çevresi genellikle evsizlerin  kaldığı bir bölge idi. Bu yüzden kendilerine geceleri dışarı çıkmak bir tarafa hatta kafalarını bile pencereden dışarı çıkarmamaları konusunda uyarılmışlardı. Üniversiteye yakın olan kenar mahallelerin birinde iki katlı bir apartman dairesinde ev tutmuşlardı. Üniversiteye bazen yürüyerek bazen de okulun ring servisi ile gidip geliyordu. Kendisine üniversitenin bodrum katındaki deprem mühendisliği laboratuvarında bir masa tahsis edilmiştir. Trifunac(Misha) hocanın üniversitede okutmakta olduğu deprem mühendisliği derslerini takip etmiş, ilk üç dört ay alışma süresinden sonra yaptığı çalışmalarla hocanın dikkatini çekmiştir.

Böylelikle çalışmalar hızlı bir şekilde ilerlemiş ve ilk altı ay içerisinde iki uluslararası çalışma tamamlamış ve yayınlatmıştır. Bursu altı ay sonra bitmek üzereyken, eşi Zeynep hanım part time iş bulmasıyla  çalışmalarını iki yıl süreyle devam ettirebilmiştir. İkinci yılın sonunda 28 Kasım 2001 de Emre Berk dünyaya gelmiştir.

Amerikada kaldığı iki yıl zarfında akademik olarak birçok uluslararası makaleler ve raporlar yayınlamıştır. Akademik düşünce yapısını ve çalışmalarının en önemli kısmını Amerika'da kaldığı yıllarda gerçekleştirmiştir.

Şubat 2002'de yurda dönüşte üniversitede aynı birimde gittiği pozisyonda işe başlamıştır. Pek çok yayını ve akademik çalışmaları olmasına rağmen, üniversitede halen devam eden statükocu yapıdan dolayı 2004 yılında YÖK doçenti olana kadar akademik yükseltmesi yapılmamıştır. Bu dönemde yönetim değişikliği olmuş ve hemen doçentik kadrosuna atanmıştır. Aynı yıl ikinci oğlu Ali Emir dünyaya gelmiştir. Ali Emir'in sağlık problemleri sebebiyle bir süre akademik çalışmalarına ara vermek durumunda kalmıştır. Bu durum hayata bakış açısında önemli bir değişime sebep olmuş, yakın arkadaşlarının da dikkatini çekmiştir. Daha sonra akademik çalışmalarına devam eden Hayır 2010 yılında Nisan ayında profesörlük kadrosuna atanmıştır.

Bir doktora, dokuz yüksek lisans çalışması tamamlatmış, bir çok akademik komisyonda görev almış, ulusal ve uluslararası bir çok proje yürütücülüğü yapmış, üç telif eser olarak kitap yazmış ve otuzun üzerinde uluslararası çalışmaları mevcuttur.  İdari olarak Eylül 2012-Mart 2015 tarihleri arasından İTÜ Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdür Yardımcılığı, Mart 2015-Mart 2016 bu enstitüde Müdür olarak görev yapmıştır.

Eşi Zeynep Hanım Yeditepe Üniversitesi Hazırlık okulunda okutman olarak görev yapmaktadır. Küçük oğlu Ali Emir Avrupa Konutları TOKI ortaokulu 6. sınıfında, büyük oğlu Emre Berk Robert Koleji lise 9.sınıfta sınıfında okumaktadır.

Yüzmek, futbol, basketbol, masa tenisi ve satranç oynamak, ağırlık çalışmak, clasik müzik dillemek, film  seyretmek Hayır'ın hobileri arasındadır. 

Şubat 2017